in

SAVAŞLARDA KURŞUN ATANLARA GÜL ATMAK AYDINLARIN İŞİDİR?

Tahran’da savaş olursa,Paris’te’Bağdat’ta,Moskova’da,Londra’da ve Washington’da barış olmaz.

Yirminci yüzyılın ilk yarısında, Osmanlı Devleti”nin Anadolu”ya çekilmesiyle, Balkanlar, Orta Doğu ve Kafkaslar”da önemli bir güç boşluğu oluştu. Dünyanın petrol havzasında ortaya çıkan yönetim yetersizliği, Soğuk Savaş döneminin iki büyük gücü olan Amerika ve Rusya tarafından giderilmeye çalışıldı. Yirminci yüzyıl, iki dünya gücünün elinde, bir savaş yüzyılı oldu. İki dünya savaşında Avrupa ülkeleri yerle bir oldular.

Amerika’nın öncülüğünde Batı dünyası, savaşları Avrupa’dan Orta Doğu ve Asya’ya taşıdı. Çeçenistan, Irak , Afganistan, Suriye ve Yemen’de sorunların silahlı güçlerle çözülmeye çalışılması, Yirmibirinci yüzyılı da bir savaş yüzyılına dönüştürdü. Osmanlı Devleti başta olmak üzere, savaş kuşağında yer alan İslam dünyası, savaş yüzyıllarının, en çok zarar gören ve en çok bedel ödeyen ülkeleri oldu. Sultan Abdülhamit’in barış stratejisi sürseydi, Orta Doğu böylesine dehşet verici bir savaş bölgesi olmazdı.

Türkiye’nin düşünce ve sanat dünyasında yeni bir çığır açan Sezai Karakoç”un vurguladığı gibi: “Dünyada yönetimleri uyaracak olan kılıç değil kalemdir.” Tarihin her döneminde kalem kılıçtan daha keskin olmuştur . Dünyanın her yerinde, ülkelerin yönetimini silahla ele geçirenler, yönetimden silahla uzaklaştırılır. Tarih boyunca kılıçlarıyla yürüyenler, kılıçlarla durdurulmuşlardır. Ülkeler arasındaki siyasal sınırların önemini yitirdiği bir dünyada, sınırların koruyucuları silahlı güçlerden önce silahsız güçlerdir.

Bütün dünyada silahsız güçlerin başında, düşünce, kültür ve sanat dünyasının öncüleri olan aydınlar gelir. Savaşlara karşı çıkan ve dünyadaki barış hareketlerini destekleyen aydınlar, dünya barışının en büyük güvencesidir.

Savaş kararları bütünüyle, siyasi ve askeri yöneticilere bırakılamaz. Savaşlardan toplumun bütün kesimleri zarar görür. Silahlı güçlerin savaşların yerine, silahsız güçlerin savaşlarının geçtiği bir yüzyılda, aydınlardan daha güçlü bir silah yoktur.

Savaşlar yalnızca savaşan ülkeleri değil, dünyanın neresinde olursa olsun, bütün ülkeleri etkiler. Yirmi birinci yüzyılda, yararlı savaş, zararlı barışın olmadığını, bütün insanlığa, yalnızca aydınlar anlatır.

Dünyanın her yerinde, aydınlar devletlerin değil, milletlerin adına konuşur. Onların konuştukları yerde, bütün bir insanlık vardır.

Aydınların etkisi, silahlı devlet güçlerinden daha çok silahsız millet güçlerinin yanlarında yer almalarından kaynaklanır.

Dünyanın düzleşmesi, aydınların görev ve sorumluluklarını ulusal düzeyden uluslararası düzeye taşımıştır.


Tahran’da savaş olursa, Paris’te’Bağdat’ta, Moskova’da, Londra’da ve Washington’da barış olmaz.

Barışın kalemi savaşın kılıcından çok daha keskindir.

Aydınların silahları düşünce ve eylemleridir.

Barışın koruyucuları aydınlardır.

Ne düşünüyorsun?

0 puanlar
Upvote Downvote

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Yorumlar

0 yorumlar

DÜNYA HAYATI YAŞARKEN ÖĞRENMEK ÖĞRENİRKEN YAŞAMAKTIR

Versace Women’s Spring-Summer 2020?