in ,

Olan oldu, 60 milyon kişinin kredi kartı bilgileri çalındı.

Peki… Neler mi oluyor, yoksa neler mi olacak?

”Sberbank”, Rusya’nın en büyük kamu iştirakli bankasıydı. Aynı zamanda Avrupa’nın da en büyük bankaları arasında yer alıyordu. Bağımsız Devlet Topluluğu, Orta ve Doğu Avrupa’nın yanı sıra Türkiye, Çin ve Hindistan’da etkin sayılabilecek faaliyet gösteriyordu.

Türkiye ile ilgisini bilenler şöyle hatırlar; bu yılın başlarında Denizbank’ın yüzde 99’luk hissesini 3,2 milyar dolara Emirates NBD’ye satmıştı.

Ve şimdi bu banka ve irtibata olduğu kurumlar bünyesindeki bilgiler teşhir edilmeye başlandı. Kredi kartı bilgisi demişken; konu, ana baba adından, nelerin ipotek edildiğine kadar varıyor.

Peki… Neler mi oluyor, yoksa neler mi olacak?

Defalarca yazdım. Her zaman söylüyorum. Dijital alt yapı güvenliği en önemli meselelerden biri. Elimizde kullandığımız en hızlı bilgisayardan milyonlarca kat daha hızlı kuantum bilgisayarları devreye girdiğinde, önceki mevcut bilgisayarlar, bilgi depolama açısından sadece çöp hükmünde köleler olacak.

Şu anda kuantum bilgisayarı yarışında en önde bulunan kurum, Google ve IBM… Bu ikisi ile küresel sermayenin temsilcisi olan, hemen hemen bütün bankalar anlaşmalarını yaptı. Yani olan şu… “Buyur ne haraç istiyorsan hizmet adı altında al ve sistemler sana ait…”

Mevcut pro tipli kuantum bilgisayarları, şu anda bile mevcutlardan binlerce kat hızlı ve güçlü…

Sistemin ayrıntılarını bilmeyenler, durumun vehametini anlayamayabilirler…

Farklı ve basit mantıkta şöyle açıklayayım. Telefonunuza saniyede binlerce arama gelse, o telefonu kullanabilir misiniz? Veya mail hesabınıza saniyede binlerce mail gelse… Ya da facebook hesabınıza ve sizin sayfanıza saniyede binlerce paylaşım düşse o hesabı kullanabilir misiniz? Bir de bunun saniyede milyonlarcasını düşünün…

Hız bu… Sizi kilitliyor ve sisteminizi eline geçiriyor. Hem hızlı, hem de oldukça güçlü… Karınca ile fil benzetmesi bile hafif kalır.

31 Ağustos akşamı Halk Bankasında, kısa bir süre de olsa 3.80’lerden dolar satışı yaptı. Sonra sistemi kapattılar. Hasar boyutu bilinmiyor. Sonra aynı işlem Vakıflar Bankası hesaplarında da oldu.

O günlerde bu olayı takip eden günlerde ABD’de bir başka gelişme daha yaşandı… Hakan Atilla davasının FBI ajanlarına, bir Yahudi düşünce kuruluşu “başarı ödülü” vermişti.

Ben tesadüflere inanmam… Hele ki bu derece nokta atışı operasyonlarında tesadüflerin asla yeri olmaz.

Halk Bankası an itibari ile IBM ile anlaşma yapmamıştı… Türkiye’deki bir çok banka bağlı bulundukları sendikasyon grubu bankaları ile ön anlaşma yapmışlardı… Ama Halk Bankası, İran ambargosunu delmiş olması nedeniyle zaten hedefteydi ve yukarıda anlattığım güçte bir saldırıya da açık durumdaydı.

Çözümü var mı? Uluslararası dijital ağın dışına çıkmak gerekiyor ama uydu ve kablosuz telefon ile bile ulaşılabilen sistemler var. Şimdilik çok zor. Çalışmalar var biliyorum ama zaman çok az… Ve bu süreçte azami derece dikkatli olmamız gerekiyor.

Durumun en kısa özeti şöyle…

Bitcoin’i kısmen duyduk ve bilmesek de ne anlam ifade ettiği hakkında bir kanaatimiz var.

Blockchain de benzer ama bitcoinden çok daha komplike ve güçlü şiftelemelerden oluşan bir dijital para sistemi. Altyapı olarak bir çok dijital para sistemine açık. IBM’in geçtiğimiz yıl yayınladığı blockchain raporuna göre de 2020 yılında, tüm bankaların yüzde 66’sının blockchainden veya benzer kripto sisteminden yararlanacağı öngörülüyor.

Finans ve teknolojiyi bir araya getiren blockchain özellikle IBM ve Avrupa çapında etkin yedi büyük banka, Deutsche Bank, HSBC, KBC, Natixis, Rabobank, Societe Generale ve Unicredit’ten oluşan blockchain ağı ile küçük ve orta büyüklükteki şirketler için ticareti kolaylaştırmayı sağlayacak. İddia bu. Bankalar küresel sermayenin temsilcileri ve arkalarında daha yüzlerce özel banka, merkez bankaları, finans ve farklı sektörlerden kolları kanatları var.

Bankacılık alanında blockchainden yararlanan diğer bazı bankalar ise Wells Fargo, Commonwealth Bank of Australia, Barclays, ABN Amro, ING, Rabobank gibi köklü kuruluşlar. Royal Bank of Canada da geçtiğimiz günlerde, ABD ve Kanada arasında gerçekleşecek ödemeler için test çalışmalarına başladı.

Blockchain organizasyonu Stellar ve döviz ticareti şirketi KlickEx ile platformu geliştirmek için işbirliği yapan IBM, farklı sektörlerden şirketlerin de bundan faydalanmasını sağlıyor. Geçtiğimiz Eylül’de açıklanan araştırma sonuçları da IBM’in blockchain teknoloji lideri olduğunu ortaya koyuyor.

Dünyanın en büyüklerinden 400 kadar şirket ile yapılan kapsamlı araştırma sonuçları IBM’in öncülüğüne işaret ediyor.

Peki niye IBM? Çünkü şu anda dünyadaki tek kuantum bilgisayarı IBM elinde… Google da bir model tanıttı ve aynı küresel aşamalarda bayağı yol katletti. Yarışıyorlar.

İki ya da dört seneye kadar bir kaç şirket daha piyasaya girebilir. Ancak bugün durum bu… Elimizdeki sıradan bilgisayarlardaki en mükemmel programla 200-250 yılda çözülebilecek şifreler, kuantum bilgisayarı ile bir kaç saatte çözülebiliyor.

Bir süre sonra bu sisteme istisnasız haraç ödemek zorunda kalacak. Ödenmezse, bütün dijital altyapılar saldırı altında kalacak. Sadece Halk Bankası olayı gibisinden değil, kamu kurum bilgileri ve kayıtları da bu saldırının muhatabı olabilir.

İşte Sberbank’ta olan olay da budur.

Mesele çok ama çok mühimdir. Kurumsal ve bireysel yazılımcılar, teknokentler ve finans kurumları bir an önce elbirliği ile bu sahada kendi çalışmalarını da yapmalıdır.

Lütfen… Sosyal medya derebeyliklerinin kusursuz egoları, fenomen kaprisleri ve dedikodular… Hepsinin, herşeyin canı cehenneme… Üç ya da dört yıla kadar dünyayı, bambaşka bir dijital sömürge devi kasıp kavurabilir. Bütün bilgiler, hesaplar alt üst olabilir. Uyanık olmak gerek…

Diyeceğim o ki… Ya Ye’cüc, ya Me’cüc… Bunlar cin taifesi bana göre ama sanal tehlike de bunlar gibi talan edici olabilir.

Geçenlerde Chuck Palahniuk’tan, Yanık Diller hikaye kitabını okuyordum. Konular ve içerik yeraltı edebiyatı derlemeleri… Ve oradan bir hikaye başlığı “Zombi Kerhanesi.”

Ne tür bir hikaye olduğunun çok önemi var mı? Başımıza neler geleceğini biliyor muyuz… Etkisiz eleman olarak finans dünyasında kıpırdadığımızı sanmakla, zombi olmak arasında ne fark var? Ya da Allah’ın lanetlediği bir finansal sistemin içinde yer almak mecbuyetinin, zombi kerhanesinde müşteri olmaktan ne farkı var?

Yüksek bir tepeye çıkıp da etrafa bakmayı sevdiğim doğrudur. Baktığımda da, büyük resmi görebildiğim kadarı ile anlatmayı, bütün harita gözlerimin önünde olduğunda incelemeyi sevdiğim de… Şimdilik sadece gördüğüm köyü tarif ediyorum.

Gündüz Demirhan

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Yorumlar

0 yorumlar

Sefer ayındayız?

BATI FIRTINASINA KARŞI DOĞU RÜZGARI ESTİRMEK ?