in

NeşeliNeşeli

EĞİTİMİN KALİTESİ ÖĞRETMENİN KALİTESİYLE EŞDEĞERDEDİR!

Okullar yeni ders yılına başladı. Ülkemiz, milletimiz ve çocuklarımız için hayırlı olsun.

Okullar yeni ders yılına başladı. Ülkemiz, milletimiz ve çocuklarımız için hayırlı olsun.

90 yılı aşan Cumhuriyet tarihinde, öyle sanıyorum en az doksan defa Milli Eğitimimiz üzerinde oyun oynandı. Bunların hemen hepsi de, eğitim ve öğretimi iyiye götürme amacıyla yapıldı. Ancak, bunu yapanların mesleki yetenekleri yanında kültürel formasyonları var mıydı? Bunu hiç düşünmediler. Bir insan iyi öğretmen olabilir, ama iyi bir eğitici olabilmek için eğitim felsefesini, sosyolojisini, tarihini, edebiyatını bunları bütünüyle kuşatan eğitim kültürünü bilmesi gerektiği dikkate alınmadı. Benimle okumuş, benimle hayata atılmış, benimle eğitim saflarında çalışmış tanıdığım insanlar vardı, bunların birçoğu dost ahbap ilişkisiyle eğitimde yöneticilik kadrolarına kaydırıldılar. Verimli olabildiler mi ne mümkün?

Bakınız ilginç bir olaydır. Görev yaptığım lisede, hiçbir keyfiyeti olmayan bir öğretmeni yönetici olarak atadılar. Öğretmenler kurulunda sıkça abuk sabuk laflar etmeye başladı. Bunlara kibarca müdahale ederek düzeltmek istedim. Bir süre sonra okuldan tayinimi başka okula almak istediler. Araştırdım, bu arkadaşımız benimle çalışmak istemediğini Bakanlığa söylemiş. Orada görev yapan aynı keyfiyetteki adamlar da; ‘bu neyin nesidir?’ diye araştırmaya gerek duymadan tayinimi yapmaya kalkmışlar.

Bereket Bakanlık Müsteşarı beni tanıyordu, meseleyi öğrenince okulumda bıraktı, bu yöneticiyi bir başka okula öğretmen olarak gönderdi. Gittiği okulda da soru satma skandalına karıştı ve bir köy ortaokuluna sürüldü, emekli olasıya kadar da bir daha şehre dönemedi.

Bu olay, incitici bir sonuç doğurduğu için burada söz konusu ediyorum. Türkiye’de bu tür olaylar zinciri eğitimin çürümüş tarafını yansıttığı için kimse üzerinde durmadan korumaya çalışıyor. Milli Eğitimin ıslahı söz konusu ise, öğretmen kesiminde ciddi bir ayıklanmasın yapılmasını gerektiğini düşünüyorum. Sap ile samanı karıştırarak eğitimi ileriye götüremeyiz.

Memurin Muhâkemat Kanunu ile dokunulmazlık zırhına bürünen kim olursa olsun, geleceğimiz söz konusu ise görevinden alınmalı ve düz memurluk hizmetlerinde istihdam edilmelidir. Eğitimin kalitesi öğretmenin kalitesiyle eşdeğerdedir. Bunu dikkate almadıkça başarı sağlamamız mümkün değildir!

Ne düşünüyorsun?

555 puanlar
Upvote Downvote

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Yorumlar

0 yorumlar

KİMLİKSİZLİK ŞAHSİYETSİZLİK OLMASIN

OKUL AÇMAK FABRİKA AÇMAKTAN ÖNEMLİDİR!